9 Haziran 2017 Cuma

"Şeytan Sizi Fakirlikle Korkutur..."


“Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği emreder. Allah ise size katından bir mağfiret ve bir lütuf vaad eder. Allah geniş kudret sahibidir ve herşeyi bilendir.Bakara Sûresi 268

Çalışmalarımıza katılan arkadaşlarımızın en çok yönelttikleri sorulardan biri “paramızın bereketini nasıl arttırırız ve nasıl para biriktiririz” oluyor. Verdiğim yanıtın bir çoğunu şaşırttığını görüyorum : ”biriktirmeyerek, cimrilik etmeyip vererek…” Biriktirmek kıtlık bilincidir. Kilo vermek isteyip de hiçbir şey yemeyen insanın durumuna benzer bu. Bir şey yemezseniz vücut “kıtlık” alarmına geçer ve daha az kalori yakmaya başlar, az bir şey yeseniz vücudunuz “kıtlık var bunu hemen yağa dönüştürüp saklayım, sonra lazım olacak” der ve sonuç olarak siz günlerce aç kalır ama 1 gr bile veremez hatta belki kilo bile alırsınız. Paranızı da  ordan buradan kısıp biriktirmeye çalışırsanız, paranın size akışını durdurursunuz. Harcamayacağınız bir para niye size gelsin ki? Harcamadığınıza göre öyle bir paraya ihtiyacınız yok demektir. Alma-verme dengesini kuramayan insanlar ne yazık ki istedikleri bolluk ve bereketi hiçbir zaman yakalamazlar.


Esma-i Hüsna ile dua etmenin ne kadar önemli ve etkili olduğunu biliyoruz. A’raf Suresi 180. Ayette “En güzel isimler Allah’ındır. O’na o güzel isimleriyle dua edin buyrulmuştur. Bolluk bereket ve refah için El-Kerim okuruz.  Cömert, iyiliksever,iyilik ve ikramı bol anlamındadır. Bu ismi şerifi ve diğerlerini zikretmemizdeki maksat bu özellik ve sıfatların bizde tecelli etmesidir. Bu demektir ki biz ne zaman “cömert, iyiliksever, iyilik ve ikramı bol” bir insan olursak Allah (c.c) da bize cömert olacaktır. Er-Rahim (çok merhamet eden, büyük nimetler veren, bağışlayıcı) ismini okuyor ama ismin anlamına uygun davranmıyorsak, merhametli bir insan olamadıysak biz de merhamet görmeyiz. Binlerce zikir yapıyorum ama fayda göremiyorum diyenlerin dönüp kendilerine bir daha bakmalarını tavsiye ederim. Ne zaman ki okuduğumuz isimler bizde tecelli eder o zaman hayatımız gerçekten değişmeye başlar. 

*** 
Dinimiz, başta zekât olmak üzere bazı malî harcamalarda bulunmamızı emretmiştir. 

Aile bireylerinin bakımı, akrabaların görülüp gözetilmesi de bu emirler arasındadır. Çevremizdeki yoksullara imkân ölçüsünde yardım etmek  insanlık görevidir. Parası ve malı olduğu halde bir insan bu görevlerini yapmaz ve malını sarf etmekten çekinirse, cimrilik yapmış olur.

Cimriliğin başlıca sebebi aşırı mal hırsı ve gelecekte yoksul kalma korkusudur. Aşırı mal hırsı ve cimriliği yüzünden durmadan mal biriktiren ve tükenir endişesi ile hastalıklarında bile harcamayıp, dünyayı kendilerine zindan eden cimriler vardır. Halbuki mal Allah'ın nimetidir ve bu nimet yerli yerince harcanırsa Allah onu artırır.

Cimriler, insanlar arasında da, Allah katında da sevimsiz ve aşağılık kişiler olarak görülür. Allah Teâlâ:

"Onlar ki hem kıskanır, cimrilik ederler, hem de herkese cimrilik tavsiye ederler ve Allah'ın kendilerine fazlından verdiği Şeyleri saklarlar. Biz de böyle nimetleri gizleyen nankörlere hor ve rüsvay edici bir azap hazırladık. " (en-Nisâ, 4/37) buyurmuştur.


Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) de şöyle buyurmaktadır:

"Cimrilikten sakınınız. Çünkü cimrilik, sizden önceki milletleri helâk etmiştir. "

"Her sabah gökten iki melek iner. Birisi: -İlâhi İnfak edene karşılığını ver; diğeri: -Allah'ım! Cimrilik edene de telef ver (malını yok et), diye dua ederler. "
(Riyazü's-Salihin, I, 253).

"...Cimri kişi Allah'a uzak, Cennet'e uzak, insanlara uzak ve Cehennem ateşine yakındır" (Tirmizî, Birr, 40).

Cimriler hakkında söylenen sözler, cimrilerin insanlar arasındaki durumunu, çok güzel anlatmaktadır.

Bişr b. el-Haris, cimriler hakkında şöyle demiştir: "Cimrinin yüzüne bakmak, insanın kalbini katılaştırır. Cimrilerle karşılaşmak müminler için belâdır"

Yahya b. Muaz da şöyle demiştir:

"Kötü kimseler olsalar bile, cömertler için herkesin kalbinde bir sevgi vardır. İyi olsalar bile, cimrilere karşı herkesin kalbinde yalnız nefret vardır."

İbnu'l-Mutez'in cimrilik hakkındaki görüşü de şudur: "İnsan malına cimrilik ettiği nisbette şerefinden kaybeder."

Mallarını kendileri için bile harcamaktan çekinen cimriler, Allah Teâlâ'nın kendilerine verdiği nimeti harcamamakla sadece kendilerini değil, eş ve çocuklarını da sıkıntıya sokarlar. Çevrelerindeki diğer insanlara fenalık yapmış olurlar. Çünkü, Allah'ın verdiği bu nimetlerde nafaka veya sadaka olarak diğer insanların da hakkı vardır. Bu hakkın sahiplerine verilmemesi zulümden başka bir şey değildir. Servet, Cenâb-ı Hakk'ın ihsanıdır. Allah (c.c.), serveti dilediğine verir, dilediğinden alır. Mal ve mülkün gerçek sahibi O'dur. Cimriler, bu şuura eremeyen insanlardır.

Müslümanların, cimrilik konusunda, Allah Teâlâ'nın aşağıdaki ihtarını unutmamaları gerekir. Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor:

" Allah'ın verdiklerinden cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar bilakis bu onların kötülüğünedir. Cimrilik yaptıkları şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah işlediklerinizden haberdardır. " (Âl-i İmrân, 3/180).

Cimrilik konusu, Allah'ın çok kötülediği bir haslettir. İman eden bir kimse asla cimri davranıp mal yığmaz. Tamahkâr davranmaz. Nefsinin cimriliğinden kendini kurtarır. Cimriliğin ve tamahkârlığın son derecesi olarak Kur'an'da bir kelime daha vardır. Bu kelime şih, şuh veya şihh'dir. Kelime güçlü bir kötüleme anlamında tamahkârlık ve cimrilik demektir.

"O halde gücünüz yettiği kadar Allah'dan korkun. (O'nun öğütlerini) dinleyin. İtaat edin. Kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden (şuhhe nefsihi) korunursa işte onlar, kurtuluşa erenlerdir. " (et-Tegabün, 64/16).

Bu ayete göre, cimrilik, nefsin kendisinde bulunan bir belâdır. Nefsi, bu belâdan ancak iman kurtarır. Allah'a ve âhiret gününe inanan insan, infak ederek nefsindeki bu cahilî lekeyi temizler, bu belâdan kurtulur. Cimrilik belâsından kurtulamayan insan İslâmî bir hayata aşina olamaz. İslâmî hayata alışkın olmayan cimriler, Allah'ın rahmet hazinelerine sahip olsalar bile, biter korkusuyla cimrilik ederler. Halbuki Allah'ın hazineleri bitmez ve tükenmez.

"De ki, Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız tükenir korkusuyla yine de cimrilik ederdiniz. Hakikaten insan çok cimridir. "
(el-İsrâ, 17/100).

Bu cümle ile cimriliğin son haddi dile getiriliyor. Allah'ın rahmeti, her şeyi kaplamıştır. Onun ne bitmesinden ne de eksilmesinden endişe edilebilir.
Cimriliğin, diğer kalp hastalıkları gibi, ihlas noksanlığı, iman zayıflığı ve hatta küfürle ilgisi vardır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
Cimrilik küfürdendir, küfrün yeri de Cehennemdir. Deylemi

Kur'an-ı kerimde de kâfirlerin cimrilik ettiği bildirilmektedir:
Cimrilik eden, hem de herkese cimriliği tavsiye eden ve kendilerine Allah’ın fazlından verdiğini gizleyen kâfirlere hor ve hakir edici bir azap hazırladık. Nisa 37

Cimrilik mal sevgisinden meydana gelir. Cimriliğin sebebi, uzun yaşama ümidi ile parasız kavuşamayacağı arzularıdır. Eceline üç gün kaldığını bilse, cimriye mal vermek zor gelmez. Fakat çocukları olur, onların yaşamasını kendi yaşaması gibi kabul ederse, cimriliği yine artar. Bu bakımdan çocuklar, cimrilik sebebi olabilir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
Çocuk, cimrilik sebebidir. Hakim

Kur'an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki:

Mallarınız, çocuklarınız, sizin için fitnedir, imtihandır. Tegabün 15

Mallarınız ve çocuklarınız, sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın! Münafikun 9




Ramazan-Hacet Çalışmaları, Bolluk&Bereket ÇalışmalarımızŞifa Çalışmalarımız, spritüel danışmanlık, doğum kodu Esmalarınız, açık günler, kısmet açma, iş bulma, başarı&terfi, evlilik, alım-satım işleri, ikili ilişkilerle ilgili sorunlarınız için  iletişim : lenayla@outlook.com

iletişim : lenayla@outlook.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder